Sayın Bakanımız;
Size sorunumuzu daha öncede defalarca kez arz ettik. Ancak her defasında –Halledeceğim- diyerek sırtımızı sıvazladınız… Belki unutmuşsunuzdur. Söz uçar, yazı kalır atasözümüzden hareketle size bir daha hatırlatalım istedik…
Mayıs 2007 Ankara ya geldik. Sadullah Ergin Beyin katkılarıyla sizinle görüştük. Hallederiz arkadaşlar dediniz. Bursa ya geldiğimde bu işle uğraşacağım ve sizi mağdur etmeyeceğim dediniz.
Haziran 2007 ayında Bursa’nın Çağlayan Köyünde açılan Soğuk Hava Deposunun açılışına katıldığınızda yaklaşık 35-40 kişilik bir gurup olarak oturduk konuştuk. Bize zaman ayırdınız sorunlarımızı dinlediniz ve dediniz ki:
-Arkadaşlar; bizim Parti olarak politikamız özelleştirmeden yanadır. Belediyenin yaptığı bu uygulama tamamiylen yanlıştır. Size söz veriyorum bunu düzelteceğim.
Bizlerde inandık, sevindik. Gurup başkan vekili idiniz ve Bakan olacağınıza kesin gözüyle bakıyorduk… Bir iki hafta sonra Bursa da bir seçim gezisi sırasında tekrar sorduk:
–Efendim siz bize söz verdiniz ama herhangi bir şey çıkmadı Belediye başkanımız Sayın Hikmet Şahin bize randevu bile vermiyor dedik. Bize dediniz ki:
- Arkadaşlar; belediye başkanı ile şimdilik bir polemiğe girmek istemiyorum. Bu seçimler arefesinde doğru olmaz. Ama sözümün arkasındayım işinizi halledeceğim.
Aradan 2-3 hafta geçti tekrar bir seçim gezisinde size hatırlattık. Efendim dedik, bizim hatlarımız elimizden alındı. Mağdur edildik, hepimiz zor durumdayız, perişanız. Bize yardımcı olun lütfen… Bize dediniz ki:
-Arkadaşlar; seçime birkaç gün kaldı yoğun bir şekilde seçime odaklanmışız. 22 temmuz seçimlerini atlatalım 23 temmuz günü işinizi halledeceğim. Size verdiğim sözün arkasındayım ve hiç kimsenin sizi mağdur etmesine müsaade etmeyeceğim.
22 temmuz seçimlerini atlattık Partimiz 1. parti çıktı. Beklediğimiz gibi sizde Bakan olarak kabineye girdiniz. Bu defa sevincimiz iki kat arttı. Dedik ki sayın Faruk Çelik Bakan oldu. Bize verdiği sözü tutar, işimizi çözer, bizi mağdur etmez. Bakan olduktan sonra Bursa’yı ziyaretinizde sizi Kestel’de karşıladık AK Parti binasına kadar peşinizden geldik ve orada ayak üstü size hatırlattık. Bize dediniz ki:
–Arkadaşlar; yakında Ankara’da belediyeler toplantısı var belediye başkanı Hikmet Şahin oraya gelecek orada halledeceğim hiç merak etmeyin.
İçimizde ki bazı arkadaşlar homurdanmaya başladılar dediler ki – bunlar politikacı yani İngilizcesi ile iki yüzlü insanlar pek güvenmemek lazım. Her defasında sırtımızı sıvazlıyor bizi baştan savma yapıyor, ve adam yerine koymuyorlar. Bizi adam yerine koyacak insanlara derdimizi anlatalım. Bize bakan değil bizi gören insanlarla muhatap olmaya çalışalım. Homurdanan arkadaşlarımıza dedik ki Sizin içiniz fesat. Koskoca bakan bize yalan söyleyecek değil ya…
Bu arada birçok insan bize bu hatları unutunuz çünkü siz Artvinli değilsiniz dediler. Artvinli olmayan Bursa da iş yapamaz dediler. Kendi yandaşlarını korurlar dediler. Bunlar ali dibo oyununa başvurur dediler. Sizden bir çıkarları veya rantları yok dediler… İnanmadık ve inanmak istemedik. Dedik ki kimimiz Rizeli, Trabzonlu, kimimiz Hataylı, kimimiz Adanalı, Adıyamanlı… Rizeli ile Muşlu ortak olmuş, Trabzonlu ile Elazığ’lı ortak araç işletiyor. Hatta bir dönem Ağabeyiniz Sayın Osman Çelik Bey’inde bizim hatlarımızda ortaklığı vardı. Böyle düşünenlere bunları hatırlattık.
Bu arada çeşitli yollardan arkadaşlarımıza ulaşan bazı şahıslar işinizi biz çözeriz. Bize şu kadar para verirseniz Bakanı da Başbakanı da Belediye Başkanını da bağlarız diyorlar. Biz bu tür şahıslara itibar etmiyoruz. Lakin Bir çoğunun ima ettiği şu “sanki bu işlerin böyle döndüğü, bu çarkın bu şekilde işlediği…”
Sayın Bakanımız;
Bursa Terminal Özel Halk Otobüsleri 4 haziran 1997 tarihinde ihale edilirken Sözleşmenin 8. maddesinde hatlar ve araçlar satılamaz ve devredilemez ibaresi yer alıyordu. Belediyede ihale sözleşmesinin 8. maddesini göz ardı ederek bu hat ve araçların satılmasına müsaade etmiş, çalışma ruhsatı vermiş ve bu devir ve satışlar karşılığında her satılan hat ve araçtan 12.500 YTL devir temlik ücreti almıştır. Hatta bazı hatlar 5-6 defa el değiştirmiş ve belediye her defasında da bu devire müsaade etmiş, bu devir ve temlik ücretini defalarca almıştır.
Bizlerde belediyenin bu hat ve araçların satışına müsaade etmesi ve çalışma ruhsatı vermesine güvenerek varımızı-yoğumuzu harcayarak, borç-harç edip bir servet ödeyerek bu hatlardan satın aldık. Daha bir yıl önce bile belediye bu satış ve devirleri onaylarken son bir yılda belediye yaptığının yanlış olduğu farkına varıp devir ve ruhsat işlemlerini durdurdu. Ama olan olmuştu. Bizler bu hatlara varımızı yoğumuzu bağlamış bir servet ödeyerek bu hatlardan almıştık. Yani Belediyenin yanlışlığının kurbanı olmuştuk. Madem belediye bu hatları iptal edecekti neden bir sene evvel bile bize ruhsat verdi ve 12.500 YTL devir temlik ücreti aldı. Şimdi de Belediye çıkıp bize kusura bakmayın sizi çalıştıramayız diyemez, diyememelidir. Hatasının karşılığı bizleri mağdur etmek değil bizleri istihdam etmesi gerekir.
Sayın Bakanımız;
Bizler 48 araç sahibiyiz. Her araç 3-4 ortaklıdır. İkişer şoför çalıştırmaktaydık. Her kesin 4-5 nüfusa baktığını hesaba katarsak yaklaşık 1500 kişinin geçim kaynağı olan Terminal Özel halk Otobüsleri aynı zamanda Büyükşehir belediyesine de yıllık 2,5 milyon YTL gelir sağlamaktaydı. Bursa’da Toplu taşımacılık yapan hiçbir gurup bu kadar geliri belediyeye sağlamıyordu…
3 yıl önce araçlarımız eskimeye başlayınca Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Hikmet Şahin ile yüz yüze görüşmemizde otobüsleri değiştirme talebimizi ilettik ve hangi marka ve model araç almamız gerektiğini bize bildirmelerini istedik ancak Belediye Başkanımız ‘araçlarınızı değiştirmeye gerek yok zaten 2-3 yıllık zamanınız kalmış’ diyerek bu talebimizi geri çevirdi. Daha sonraki görüşmelerimizde Belediye Başkanımız Sayın Hikmet Şahin bizlere zamanınız dolduğunda hiçbir esnafın mağdur edilmeyeceği sözünü vermesine rağmen sözleşmemiz bittiği gün hatlarımızı Burulaş A.Ş’ye yasal olmayan bir şekilde vererek bu hatlardan geçimini temin eden 1500 nüfusun mağdur edilmesine sebep olmuştur.
Bizim gibi Bursa’da taşımacılık yapan Halktur, Ayaztur, Kandil Gıda ve Yaztur gibi şirketlerinde sözleşmeleri bitmesine rağmen her defasında uzatılmakta ve mağdur edilmemelerine rağmen sadece Terminal Özel Halk Otobüslerinin sözleşmelerinin fesh edilmesi ve bunca insanın mağdur edilmesinin bir açıklaması olmalıdır? Bizlerin bir sürü mazot borcu, kredi kartı borcu dağ gibi büyümüşken. Bu insanlar istihdam edilecekleri yerde aç-açıkta ve işsiz bırakılmalarının akılla-mantıkla izah edilecek bir açıklaması varmıdır? Yukarıda ismi geçen şirketlerde bizim gibi Özel Halk Otobüsü statüsündedir. Onlara tanınan ayrıcalığın sebebi nedir? Biz Belediyeye yıllık 2,5 Milyon YTL gelir sağlarken bu şirketlerin toplamı bile bizim gelirin çeyreği kadar Belediyeye gelir sağlamıyor. Ama her ne hikmetse onlar korunup kollanırken bize yapılan bu haksızlığın sebebi nedir? Bu ve benzeri sorular Bursa Komuoyunda da rahatsızlık yaratmış, partimizi töhmet altında bırakacak yorumlara sebep olmuştur. Bir çok insan bu işte bir çıkar yada rant elde edileceği kanaatindedir.
Bizler Partimizin bu gibi söylemlerle yıpratılmaya çalışılmasına karşıyız. Bu yüzden 22 Temmuz seçim arefesinde partimizi olumsuz etkileyecek hiçbir eylemde bulunmadık. Bu söylemlerin başkaları tarfından seçim meydanlarında malzeme olarak kullanılmasına müsaade etmedik. Ama inanınız ki bir çoğumuz o kadar sıkıntılar içindeyiz ki borçlarımız yüzünden evimize götürecek bir ekmeği bile bulamayanımız var. Arkadaşlarımızdan Mehmet Yuvarlak evine haciz gitmesi sonucu boğazını keserek intihara teşebbüs etmiş, bir başka arkadaşımız beyin kanaması sonucu bir tarafına felç inmiştir. Elimizden ekmek teknelerimizin alınması sebebi ile bir çoğumuzun psikolojisi bozulmuş, moralleri çökmüş, ruh hali alt-üst olmuş durumdayız.
Sayın Bakanımız;
İhalemiz uzatılabilirdi yada ihale yapılırsa açık olarak yapılır bizimde ihaleye katılmamız sağlanabilirdi. Veya diğer guruplara uygulandığı gibi bizimde Bursa’nın muhtelif yerlerinde çalışmamıza imkan verilebilir, bir şekilde istihdam edilmemiz sağlanabilirdi…Hatlarımızın elimizden alınması biz hak sahiplerini rencide etmiştir, mağdur bırakmıştır.
Başbakanımız Sayın Recep Tayip Erdoğan’ın 30 Mart’ta ki Bursa konuşmasında dediği gibi: “Birileri bizden imtiyaz istiyor. Biz adaletle hükmediyoruz. İmtiyaz verilecekse bu ancak millete verilir.” Biz Terminal Özel Halk Otobüsçüleri de milletin ta kendisiyiz. Buna rağmen imtiyaz istemiyoruz. Sadece Adalet istiyoruz belediyenin adil olmasını istiyoruz. Herkesin verdiği sözü tutmasını istiyoruz. Öncelikle belediye Başkanımız sayın Hikmet Şahin’ni “Biz hiçbir esnafı mağdur etmeyeceğiz” sözünün arkasında olmaya davet ediyoruz. Hiç kimsenin bizi mağdur ederek imtiyazı kendine ve çevresine dağıtmamasını istiyoruz. Herkesi Adil olmaya davet ediyoruz ve ADALET istiyoruz. Gün gelir Adalet herkese lazım olacaktır...İsmi Adalet’le başlayan Partimizin belediyesinin adaletsizlik yapması hem partimizin adına sürülen kara bir lekedir hem doğru değildir, hem de vicdanlara sığacak bir olay değildir. Bunu tarihte zaman da vicdanlarda affetmeyecektir.
Biliyoruz ki Sizin haberiniz olmadan Bursa da kuş uçmaz, yaprak kıpırdamaz, rüzgar esmez, taş oynamaz… İşte bu yüzdendir ki size sorunumuzu bu defa yazılı olarak aktarma gereği hissettik. Umuyoruz ki bizi kaideye alıp sorunumuzu çözer ve mağduriyetimizin giderilmesine vesile olursunuz. Böylelikle Adaleti sağlamış ve Belediye Başkanımızın yaptığı hatayı telafi etmiş olur, Geçimini bu hatlardan temin eden biz yaklaşık 1500 kişinin aç-açıkta bırakılmaması bir şekilde istihdam edilmelerine katkıda bulunmuş olursunuz.
Saygı ve selamlarımızla. Terminal Özel Halk Otobüsçüleri Derneği Yönetim Kurulu