Sayın Milletvekilimiz;
AK Parti Milletvekilleri olarak aşağıda ki satırları Okumanızı ve nasıl bir haksızlıkla karşı karşıya olduğumuza karar vermenizi ve bizlere yardımcı olmanız dileğiyle bu mektubu sizlere yazdık. Bu güne dek sorunumuz çözülür umuduyla sizleri rahatsız etmedik. Ancak bıçak kemiğe dayandı… Baktık ki sorunumuz çözülmüyor, çözülmek istenmiyor. Dolayısı ile kapınızı çalmak zorun da kaldık. Zira sizler bizim vekilimizsiniz, temsilcimizsiniz, hakkımızı hukukumuzu koruyup gözetenimizsiniz. Başbakanımız Sayın Recep Tayip Erdoğan’nın deyimiyle “Biz hiç kimsenin hukuku çiğnenmesin, kalbi kırılmasın diye siyaset yapıyoruz.” Sizlerinde aynı kanaatte olduğuna inanarak çiğnenen hukukumuzun, kırılan kalbimizin, mağdur edilişimizi, hor görülüşümüzü içinize sindiremeyeceğinizi umuyor ve bu sorunun çözülmesi için bize yardımcı olacağınıza inanıyoruz. Bu sorun bizim sorunumuz olmaktan çıktı. Artık sizin sorununuzdur.
Sorunumuz şu:
Bursa büyük şehir belediyesi tarafından Terminal Özel Halk otobüsleri geçen sene haziran ayında sözleşmeleri fesh edilerek. Burulaş A.Ş ye bu hatlarda araç çalıştırma yetkisi verildi. Ancak unutulan bir bir gerçek vardı. Bu hatlardan geçimini temin eden ve hemen hemen hepsi AK partili olan 1500 kişinin ekmek kapısı kapatıldı. Ayrıca Belediyenin yaptığı bu uygulama çifte standarttı, adam kayırma ve kollamaydı insan hak ve hukukunun ihlali idi.
Sayın Milletvekilimiz;
Bursa Terminal Özel Halk Otobüsleri 4 Haziran 1997 tarihinde Boykoop’a ihale edilirken Sözleşmenin 8. maddesinde hatlar ve araçlar satılamaz ve devredilemez ibaresi yer alıyordu. Belediyede ihale sözleşmesinin 8. maddesini göz ardı ederek bu hat ve araçların satılmasına müsaade etmiş, çalışma ruhsatı vermiş ve bu devir ve satışlar karşılığında her satılan hat ve araçtan 12.500 YTL devir temlik ücreti almıştır. Hatta bazı hatlar 5-6 defa el değiştirmiş ve belediye her defasında da bu devire müsaade etmiş, bu devir ve temlik ücretini defalarca almıştır.
Bizlerde belediyenin bu hat ve araçların satışına müsaade etmesi ve çalışma ruhsatı vermesine güvenerek varımızı-yoğumuzu harcayarak, borç-harç edip bir servet ödeyerek bu hatlardan satın aldık. Daha bir yıl önce bile belediye bu satış ve devirleri onaylarken son bir yılda belediye yaptığının yanlış olduğu farkına varıp devir ve ruhsat işlemlerini durdurdu. Ama olan olmuştu. Bizler bu hatlara varımızı yoğumuzu bağlamış bir servet ödeyerek bu hatlardan almıştık.Yani Belediyenin yanlışlığının kurbanı olmuştuk. Madem belediye bu hatları iptal edecekti neden bir sene evvel bile bize ruhsat verdi ve 12.500 YTL devir temlik ücreti aldı. Şimdi de Belediye çıkıp bize kusura bakmayın sizi çalıştıramayız diyemez, diyememelidir. Hatasının karşılığı bizleri mağdur etmek değil bizleri istihdam etmesi gerekir.
Sayın Milletvekilimiz;
Bizler 48 araç sahibiyiz. Her araç 3-4 ortaklıdır. İkişer şoför çalıştırmaktaydık. Her kesin 4-5 nüfusa baktığını hesaba katarsak yaklaşık 1500 kişinin geçim kaynağı olan Terminal Özel halk Otobüsleri aynı zamanda Büyükşehir belediyesine de yıllık 2,5 milyon YTL gelir sağlamaktaydı. Bursa’da Toplu taşımacılık yapan hiçbir gurup bu kadar geliri belediyeye sağlamıyordu…
Bizim gibi Bursa’da taşımacılık yapan Halktur, Ayaztur, Kandil Gıda ve Yaztur şirketleri’nin de sözleşmeleri bitmesine rağmen her defasında uzatılmakta ve mağdur edilmemelerine rağmen sadece Terminal Özel Halk Otobüslerinin sözleşmelerinin fesh edilmesi ve bunca insanın mağdur edilmesinin bir açıklaması olmalıdır? Bizlerin bir sürü mazot borcu, kredi kartı borcu dağ gibi büyümüşken. Bu insanlar istihdam edilecekleri yerde aç-açıkta ve işsiz bırakılmalarının akılla-mantıkla izah edilecek bir açıklaması varmıdır? Yukarıda ismi geçen şirketlerde bizim gibi Özel Halk Otobüsü statüsündedir. Onlara tanınan ayrıcalığın sebebi nedir? Biz Belediyeye yıllık 2,5 Milyon YTL gelir sağlarken bu şirketlerin toplamı bile bizim gelirin çeyreği kadar Belediyeye gelir sağlamıyor. Ama her ne hikmetse onlar korunup kollanırken bize yapılan bu haksızlığın sebebi nedir? Bu ve benzeri sorular Bursa Komu oyunda da rahatsızlık yaratmış, partimizi töhmet altında bırakacak yorumlara sebep olmuştur. Bir çok insan bu işte bir çıkar yada rant elde edileceği kanaatindedir.
Bizler Partimizin bu gibi söylemlerle yıpratılmaya çalışılmasına karşıydık. Bu yüzden 22 Temmuz seçim arefesinde partimizi olumsuz etkileyecek hiçbir eylemde bulunmadık. Bu söylemlerin başkaları tarfından seçim meydanlarında malzeme olarak kullanılmasına müsaade etmedik. Ama inanınız ki bir çoğumuz o kadar sıkıntılar içindeyiz ki borçlarımız yüzünden evimize götürecek bir ekmeği bile bulamayanımız var. Arkadaşlarımızdan Mehmet Yuvarlak evine haciz gitmesi sonucu boğazını keserek intihara teşebbüs etmiş, bir başka arkadaşımız beyin kanaması sonucu bir tarafına felç inmiştir. Elimizden ekmek teknelerimizin alınması sebebi ile bir çoğumuzun psikolojisi bozulmuş, moralleri çökmüş, ruh hali alt-üst olmuş durumdayız.
Bu arada birçok insan bize bu hatları unutunuz çünkü siz Artvinli değilsiniz Bursa’nın adı Burtvin olmuş. Artvinli olmayan Bursa da iş yapamaz, Kendi yandaşlarını korurlar Bunlar ali dibo oyununa başvurur, Sizden bir çıkarları veya rantları yok dediler… İnanmadık ve inanmak istemedik. Dedik ki kimimiz Rizeli, Trabzonlu, kimimiz Hataylı, kimimiz Adanalı, Adıyamanlı… Rizeli ile Muşlu ortak olmuş, Trabzonlu ile Elazığ’lı ortak araç işletiyor. Böyle düşünenlere bunları hatırlattık.
Bu arada çeşitli yollardan arkadaşlarımıza ulaşan bazı şahıslar işinizi biz çözeriz. Bize şu kadar para verirseniz Bakanı da Başbakanı da Belediye Başkanını da bağlarız diyorlar. Biz bu tür şahıslara itibar etmiyoruz. Lakin Bir çoğunun ima ettiği şu “sanki AK Parti’de bu işlerin böyle döndüğü, bu çarkın bu şekilde işlediği…”
Sayın Milletvekilimiz;
İhalemiz uzatılabilirdi yada ihale yapılmışsa açık olarak yapılır bizimde ihaleye katılmamız sağlanabilirdi. Veya diğer guruplara uygulandığı gibi bizimde Bursa’nın muhtelif yerlerinde çalışmamıza imkan verilebilir, bir şekilde istihdam edilmemiz sağlanabilirdi…Hatlarımızın elimizden alınması biz hak sahiplerini rencide etmiştir, mağdur bırakmıştır.
Başbakanımız Sayın Recep Tayip Erdoğan’ın 30 Mart’ta ki Bursa konuşmasında dediği gibi:
“Birileri bizden imtiyaz istiyor. Biz adaletle hükmediyoruz. İmtiyaz verilecekse bu ancak millete verilir.” Biz Terminal Özel Halk Otobüsçüleri de milletin ta kendisiyiz. Buna rağmen imtiyaz istemiyoruz. Adaletle hükmedilmesini istiyoruz. Belediye Başkanımız sayın Hikmet Şahin’i “Biz hiçbir esnafı mağdur etmeyeceğiz” sözünün arkasında olmaya davet ediyoruz. Herkesi Adil olmaya davet ediyoruz ve ADALET istiyoruz. Gün gelir Adalet herkese lazım olur...
Evet maalesef bizim hukukumuz çiğnenmiş hatta ayaklar altına alınmıştır. Belediye başkanımız defalarca kez randevu talebimize rağmen bizi adam yerine koymamış, kaideye bile alma gereği hissetmemiş ve hiçbir cevap vermemiştir… Mağdur edilmişiz, perişan edilmişiz, zor durumda bırakılmışız, hor görülmüşüz çifte standartta tabi tutulmuşuz. Bunu telafi etmenizi istiyoruz. Partimizin yetkili mercilerinde bunu dile getirerek hatta Başbakanımıza ulaştırarak mağduriyetimizi gidermenizi istiyoruz. Siz başbakanımıza bu durumu ulaştırmazsanız biz ulaştıracağız elbet. Bu esnafın yüzde yüz oyu size geldi. Şimdi bunları sırt üstü bırakmamalısınız. Mağdur edilmelerine müsaade etmemelisiniz.
Bizim arkamızda mafya çete yok herhangi bir güç yok hepimiz kendi halinde ekmeğini çıkarmaya çalışan Gariban insanlarız. Bu yüzden belediye başkanının gücü ancak bize yetti…Varımızı-yoğumuzu bu hatlara bağlayarak bir lokma ekmek yemek istedik Çoluğumuzun-çocuğumuzun geçimini temin etmek rızkını kazanmak istedik. Onu da kendi partimizin Belediyesi bize çok gördü!
İsmi Adalet’le başlayan Partimizin belediyesinin adaletsizlik yapması hem partimizin adına sürülen kara bir lekedir hem doğru değildir, hem de vicdanlara sığacak bir olay değildir. Bunu tarihte zaman da vicdanlarda affetmeyecektir.
Umuyoruz ki bizi kaideye alıp sorunumuzu çözer ve mağduriyetimizin giderilmesine vesile olursunuz. Böylelikle Adaleti sağlamış ve Belediye Başkanımızın yaptığı hatayı telafi etmiş olur, Geçimini bu hatlardan temin eden biz yaklaşık 1500 kişinin aç-açıkta bırakılmaması bir şekilde istihdam edilmelerine katkıda bulunmuş olursunuz.
Hikayeyi bilirsiniz ancak bir daha anlatma gereği hissediyoruz.
Amerika’da zenciler ve beyazlar çatışması döneminde. Beyazlar zencileri en ağır işlerde ve kötü şartlarda çalıştırıyor fakat zaman zaman zencilerin iş yavaşlatma, verilen işi bitirmeme ve başkaldırısıyla karşılaşıyorlar. Düşünmüşler ne yapalım diye. Akıllarına Zencilerin içinden birini onların başına geçirmeyi akıl etmişler ve uygulamışlar. Zencilerin başına geçen zenci Amerikalılardan daha zalim ve gaddar çıkmış. Ve zencileri daha çok ezmeye başlamış. Zencilerde bizim başımızda ki bizdendir diyerek bir zaman katlanmışlar ve işleri yürütmüşler. Ancak bakmışlar ki olmuyor bu defa zenci yöneticilerini alaşağı etmişler. Ve beyazların tekrar başa geçmesini istemişler.
Bizimkisi de o hesap Öncelikle dedik ki bizim partimizdir. Belediye başkanı söz vermiş hiçbir esnafı mağdur etmeyeceğim demiş Sayın Bakanımız söz vermiş. Halledeceğim demiş. Bize düşen sabretmek. Seçimler döneminde yumuşak başlı durduk. Partimize bir zarar gelmesin istedik. Seçim meydanlarında kimse bizi kullanarak siyaset yapmasın istedik. Bu yüzden diğer partilerin kapılarını çalmadık. Sadece kendi partimizin kapısını çaldık. Ancak baktık ki yok. Belediye başkanımızdan da bakanımız dan da bir ses seda yok….
Başbakanımızın da sık sık okuduğu Merhum Mehmet Akif’in dizeleri gibi
Zulmü alkışlayamam, zâlimi aslâ sevemem; / Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum? /Kesilir, belki, fakat çekmeye gelmez boynum./Kanayan bir yara gördüm mü yanar tâ ciğerim, / Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim. / Adam aldırma da geç git, diyemem, aldırırım. / Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım.
Sizlerinde Adam aldırma da geç git demeyeceğinize ve hakkı tutup kaldıracağınıza yürekten inanıyor. Allah Yar ve Yardımcınız olsun diyor, Saygı ve Selamlarımızı Sunuyoruz.
Terminal Özel Halk Otobüsçüleri Derneği Yönetim Kurulu
bu davayı sonuna kadar götürün.inanıyorumki sonunda adalet yerini bulacaktır.saygı ve sevgilerimle.
Gönderen fadıl ünal — 24 Nis 2008, 12:46